Röportajlar

Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı anlattı!..

Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı anlattı!..
14.08.2016 23:01
| | |
16323

Foto galeri Video galeri

15 Temmuz darbe gecesi FSM’de sorumluluğu üstlenen Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, "Darbecileri insan olarak görmüyorum, en ağır cezayı hak ediyorlar" dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında ilçenin en üst idari amiri olarak vatandaşlarıyla birlikte köprüye çıkan Kaymakam Ahmet Katırcı, kriz anında olayı nasıl yönlendirdiğini Dost Beykoz’a anlattı.

Demokrasi nöbetlerinde sokaklardan ve vatandaşlarının yanından hiçbir şekilde ayrılmayan Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, ilçenin en üst idari amiri olarak 15 Temmuz gecesi yaşananları, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile olan telefon trafiğini, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Beykoz Belediyesi arasında sağladığı koordinasyonu ve darbe girişimini Beykozlularla paylaştı.



İlçe Kaymakamı Ahmet Katırcı, 15 Temmuz'un Beykoz'da ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki olayların ilk saatlerini şu şekilde dile getirdi:

"Saat 21.30 civarıydı, sosyal medyada oğlumun arkadaşı 'köprüden geçiyoruz, köprüde tanklar var' diye bir paylaşım yapmış. Oğlum, 'baba köprüde tanklar varmış, haberin var mı?' dedi. 'Yok, bu saatte tankın köprüde ne işi var' dedim. Hemen İlçe Emniyet Müdürümüzü aradım. Müdürüm, 'doğrudur Sayın Kaymakamım bizde öyle bir duyum aldık. Hemen köprüye iniyorum bende' dedi. Bir süre sonra tekrar aradı köprüye 4 tane tankın geldiğini köprü koruma karakolunda olduklarını söyledi. O arada ben Sayın Valimizi aradım. 'Valim köprüde bu şekilde bir durum var. Başka bir yerde böyle bir şey var mı? Bir bilginiz var mı, bize bir emriniz var mı?' diye sordum. Sayın Valimiz de, 'doğrudur Kaymakam bey, Boğaziçi Köprüsü'nde de böyle bir şey var. Bir girişim söz konusu, siz krizi yönetebileceğiniz bir noktada olun, iletişim içinde olalım' dedi."



'Müdahale ediyoruz, ateş etmeye başladılar'

İstanbul Valisi Vasip Şahin ile yaptığı görüşmenin ardından Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ile iletişime geçtiğini belirten Kaymakam Katırcı, gecenin ilerleyen saatlerine ilişkin şu detayları verdi:


"Ben yoldayken Sayın Başbakanımızın 'bu bir kalkışmadır' açıklaması geldi ve olay netleşmeye başladı. Bu arada biz yola çıkınca Belediye Başkanımız sağ olsun zaten halkı örgütlemiş ve köprüye doğru yürüyüşe geçmişler. İkinci defa Emniyet Müdürümüzü aradım, 'şu anda biz köprüdeyiz. Halkta arkamızdan geliyor, biz müdahale ediyoruz' dedi. Bir süre sonra Emniyet Müdürümüzle üçüncü telefon görüşmemizde 'müdahale ediyoruz üzerimize ateş etmeye başladılar, trafiği köprü girişinden kestik vatandaşta yığılıyor şu anda' dedi. O sırada bende köprüye geldim. Ben yola indiğimde insanlar tanklara müdahale etmişlerdi. Bir kardeşimiz vuruldu o sırada daha sonra hastanede şehit oldu."



15 Temmuz’da FSM’de kaç asker vardı?

Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde trafiği keserek darbe girişimine 41 tane askerin ortak olduğunu, bunlardan birinin yarbay, birinin binbaşı, birinin yüzbaşı, birinin üst teğmen ve ikisinin de uzman çavuş olduğunu söyledi.

"Toplamda 41 asker köprüdeydi"

Kaymakam Katırcı, "41 Tane asker elbisesi giymiş terörist bunlardan 4 tanesi rütbeliydi. 1 tane yarbay, 1 tane binbaşı, 1 tane yüzbaşı, 1 tanede üst teğmen, 2 tane uzman çavuş geri kalanlarının hepsi erdi. Biz köprüyü çok çabuk kurtardık. Birçoğu köprü üzerinde olmak üzere toplamda 80 tane yaralımız vardı. Bu sayı her geçen gün değişiyor çünkü başka yerlerde yaralanıp daha sonra bizlere bildirilenler oldu. Çok şükür bu yaralılarımızdan üç şehidimiz dışında hayati tehlikesi olan yok." dedi.

"Jetlerin son geçişinde karakoldaki camlar kırıldı"

Sabaha karşı F-16'ların İstanbul semalarında alçak uçuş yaptığı sırada köprü karakolunda yaşananları şöyle sıraladı: "Uçakların alçak uçuş yaptığı sırada cidden çok alçaktan uçuyorlardı ve o ses duvarını deldikleri sırada oluşan patlama sesi insanları gerçekten ürkütüyordu. Sabah 04.00 civarıydı en son geçtiğinde. Köprüyü gerçekten sıyırıp geçti. Köprü karakolunun içerisindeydik o sırada ve karakolun bütün camları kırılarak üzerimize döküldü. O saatlerde bile hala köprünün üzerinde insanlar vardı. Vali Bey ile bu sırada tabii sürekli iletişim halindeydik. Köprünün ne zaman trafiğe açılacağını, niye açalım, niye açmayalım bunları sürekli konuştuk ve benimde önerimle köprünün belli bir süre daha kapalı kalmasına karar verdik. Sabaha kadar kapalı kalması önemliydi. Çünkü arkadan takviye gelme ihtimali vardı ve geldi de. Saat 02.00 sıralarında bir tane vatandaş geldi. Ben dedi Ümraniye'den beri koşuyorum trafik kapalı olduğundan dolayı size yetişmek için koşarak geldim. İki otobüs asker silahlarıyla köprüye doğru geliyorlar. Biz engellemeye çalıştık. Tırları da önlerine çektik. Bu haberin üzerinden Ümraniye Emniyet Müdürü ile iletişime geçtik. Gerçekten bizim telefonumuz sonrası gidip iki otobüs askeri aldılar."



"Vatandaş olarak ipte sallandıklarını görmek isterim"

İdam konusuyla ilgili fikirlerini de paylaşan Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, "Bir devlet memuru olarak benim yorum yapmam doğru olmaz" diyerek, şöyle konuştu:

"İdam konusunu benim bir mülki amir olarak değerlendirmem doğru değildir, fakat bir vatandaş olarak bu adamların tabii ki ipte sallandığını görmek isterim. Benim devletime, cumhuriyetime başta o terör örgütünün başındaki şerefsiz olmak üzere bu darbeye katılan herkesin sallandığını bende görmek isterim. Hatta bir tanesine zevkle tekmeyi ben atmak isterim. Açık ve net söylüyorum."

"Hiçbir teröriste insan diyemezsin"

15 Temmuz gecesi köprü karakolunda yaşananları da anlatan Beykoz Kaymakamı, 'Darbeci askerlerle her hangi bir iletişiminiz oldu mu?' sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

"O askerlerle bire bir hiç diyalogum olmadı. Ben bilerek hiç kimseyle konuşmadım. Hala şoktayım. O insanların yüzünü görmek istemedim. Böyle açıklanabilir belki. Ben insan diyemiyorum. Hiçbir teröriste insan diyemezsin. Ben insan olarak da çıkıp onların yüzüne bakmak istemedim. Orada polislerimiz sorgularını yaptılar. Vatandaşlarımızın tepkisi çok büyüktü. Bu nedenle de ben 16 Temmuz sabahı saat 11.00'e kadar köprüden ayrılmadım. Kriz anlamında çok fazla müdahale edeceğimiz bir yer olmadı. Darbeye fiilen katılan herkesin her türlü cezayı hak ettiğini ama bunu bizim değil mahkemelerin yapması gerektiğini sabaha kadar vatandaşlarımıza anlatmaya çalıştım"

"Bugün sokaklarda olmayacaksam, neden varım?"

15 Temmuz'un ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlayan demokrasi nöbetlerini de değerlendiren Kaymakam Katırcı’nın ikinci bir sorumluluk bölgesi de, vekalet ettiği Sancaktepe’ydi.

"Bu yaşananların ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir nöbet süreci başladı. Bir şey söyleyeyim. Hiç yorulmadım. Ben kendimi şuna inandırdım. Bugün çalışmayacaksam ne zaman çalışacağım? Ben 51 yaşındayım. Memleketim böyle bir duruma gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bana ihtiyacı olduğu bir günde çalışmayacaksam ne zaman çalışacağım. Belli bir yaşa neden geldim? Devlet beni bu yaşa kadar neden besledi, niye kaymakam yaptı? Ben bugün sokaklarda olmayacaksam, çalışmayacaksam neden varım ben? Ben iki ilçe içinde çalışırım üç ilçe içinde çalışırım. Sancaktepe'deki Kaymakam arkadaşımız ilk önce darbe soruşturması kapsamında açığa alındı ardından gözaltı yapıldı. Sayın Valimiz de oraya uygun görmüş vekalet etmemiz istendi. Orada öyle çok ağır çatışma ortamı olmamış. Sadece 9 vatandaşımız hafif yaralı. Yaşanan olaylardan sonra hükümetimizin de isteğiyle gazilerimize 5'er bin, şehit ailelerimize 10'ar bin lira para yardımı yaptık. Daha sonra süreç normale döndüğünde yaralanma durumlarına ve yaralarının ağırlığına göre gazilerimize gazi maaşı, şehitlerimizin ailelerine de şehit ailesi maaşı bağlayacağız." diye konuşan Katırcı, tüm şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, tüm gazilerimize de yeniden geçmiş olsun dileklerini iletti.

Özel Haber: Gencebay Gür 

Anahtar Kelimeler: Beykoz Yerel Haber, 15 Temmuz, FSM, Darbe, FETÖ, Kaymakam, Ahmet Katırcı, Röportaj

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un hür gazetesi"