Kültür

Asinin Yaptığı Yetim Saray, Beykoz Kasrı

Asinin Yaptığı Yetim Saray, Beykoz Kasrı
15.03.2017 17:22
| | |
7015

Genelde sarayların talihi iyidir, herkesin ilgi ve hayranlığını çekerler.

Ne ki bu iyi talih, Beykoz Sarayı’nın duvarlarını aşıp içeri girememiştir.

Zira bu saraya fazla yüz verilmemiş, onca masrafla yaptırılmasına karşın hiç de iyi gözle bakılmamıştır.

Çünkü yaptıran kişi, Osmanlı’ya isyan etmiş olan Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’dır. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid’e, Kavalalı’nın kendisini affettirmek için hediye edilmek üzere yaptırılmaya başlanan Saray, belki de yaranma amacı taşıdığından, daha doğmadan talihsizlik başlamış,

 Mehmed Ali Paşa’nın ölümü üzerine, oğlu Said Paşa tarafından 1854’te tamamlanıp, Sultan Abdülmecid’e takdim edilmiştir. 

Takdim edilir de, bu sarayın çağrıştırdığı acı hatıraları; Abdülmecid’in kalbinden söküp atmaya gücü yetmez, zira banisi olan Kavalalı hayli sabıkalıdır.

Sultan II. Mahmud zamanında, 1828-1829 Rus Harbi’ne bahanelerle asker göndermeyip, başkaldıran Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın kuvvetlerinin, 1832’de Konya’da Osmanlı ordusunu yenilgiye uğratıp, Kütahya’ya kadar girmesi ve Fransa’nın Kavalalı’yı desteklemesi,

İngiltere’nin isyanı izlemesi üzerine Osmanlı, tarihinde ilk defa Rusya’dan yardım istemek zorunda kaldı. 

Osmanlılarla Ruslar arasındaki bu yakınlaşma, ileride devlete ağır gelecek,  Hünkâr İskelesi Anlaşmasıyla (1833) sonuçlanır. 

Osmanlının âsî valisi Kavalalı, isyan vakası anlaşmaya bağlandıktan sonra kendisini affettirmek için 1846’da İstanbul’a gelir. Bu geliş, 77 yaşındaki okuma yazma bilmediği söylenen Mehmed Ali Paşa’nın, İstanbul’u ilk ve son ziyaretidir. Paşa, 29 gün İstanbul’da kalır, sadrazam olabilmek

için kendisinden 54 yaş küçük olan Sultan Abdülmecid’e, müracaatta bulundu. 

Kasıra “Mecidiye Kasrı” denilmişse de, halk “Beykoz Kasrı” demeyi tercih etmiştir. Zaten sultan Abdülmecid, asinin yaptığı saraya adım atmamıştır.

Sultan Abdülaziz, bir iki adım atmış, 15 Ekim 1869 günü, kendisini zi-yarete gelen Fransız İmparatoriçesi Eugenie’ye, ünlü ziyafetlerinden birini Beykoz Mecidiye Kasrı’nda vermiş, ordunun geçit törenini izletmiştir. O gün İstanbul halkı, bu tarihî törenlere tanık olmak için kara ve deniz yolu ile Beykoz’a akın etmiştir.

II. Abdülhamid de kasra, tıpkı babası Abdülmecid gibi hiç yüz vermez, döneminde, 30 yıldan fazla bekçiler elinde, kullanılmadan kalan yapının bakımsızlıktan tahrip olduğu kaydedilmektedir.

Lakin padişahlar yüz vermese de, adım atmasa da; sultanlar halkları için Beykoz kasrının kapılarını sonuna dek açmışlardır. 

1853-1856 Kırım Harbi’ne iştirak etmek için İzmir ve Aydın’dan gelen gönüllü askerlerin en seçkini olan zeybeklerin teşkil ettiği kıtalar, Hünkâr İskelesi’nden gemilere bindirilip cepheye gönderilmeden önce Beykoz Çayırı’nda kurulan çadırlı ordugâhta toplanmışlar, bu arada büyük efelerin ileri gelenleri de Beykoz Mecidiye Kasrı’nda misafir edilmişlerdir. 

I. Dünya Savaşı yıllarında Beykoz Kasrı, Dar’ül Eytam (kız yetim evi) olarak kullanılmıştır. 

1920’li yıllarda Kasır, bir süre “Trahom (Bir çeşit göz hastalığı) Hastahanesi” olarak hizmet vermiş, ayrıca burada göçmenler de kalmıştır. 

Cumhuriyet döneminde 1936’da Boğaz Komutanlığı emrine verilen Kasır, 1950’de İstanbul Valiliğinin teklifi üzerine Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. 1953’te prevantoryum olarak açılmıştır

1963’te prevantoryum kapatılmış, 0-14 yaş arası çocuklar için “Bey-koz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastahanesi”ne dönüştürülmüştür. 

Beykoz Mecidiye Kasr-ı Hümayunu, 1997’de, TBMM’ye bağlanmıştır.

Bugünlerde restorasyonu tamamlanmış açılışı beklenen kasır, adeta başını okşayacak devletlû ellerini beklemektedir. Ne ki Kavalalı’nın halkın içinden gelen biri olmasından mıdır, kasrın halkla ünsiyeti daima iyi olmuştur, sadece devlet büyüklerinin ilgisini, onca ihtişamına karşın hâlâ

çekememiş olmasını; asinin parasından, yetim kaderindendir diye yorumlayabiliriz.

Mine Alpay Gün / Milli Gazete

Anahtar Kelimeler: Beykoz Kasrı

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un hür gazetesi"