Özel Dosyalar

'bir yüz ki, gözler görmedi asla'

'bir yüz ki, gözler görmedi asla'
17/05/2014
| | |
17877

Evliya Çelebi'nin eserlerinde "Anadolu'da ezbere bilinirdi" dediği ve bir zamanlar Kur'anve sünnet kitaplarından sonra üçüncü sırada gelen Muhammediye'nin aslında ‘çok büyük bir sırrı’ sayfalarında gizlediği ortaya çıktı. 1449yılında tamamlanan ve yazımı tam 7 yıl süren kitabın içerisinde yer alan ve Cennet'te olduğu rivayet edilen Tûba Ağacı, içerisinde bir 'insan yüzü' gizliyor. Belirli bir açı ve uzaklıktan bakıldığında farkedilebilen bu yüzün direkt çizilmemiş olması, bir sanat edasıyla ustaca ağaç dallarının arasına yerleştirilmesi, görenleri hayrete düşürüyor. Dost Beykoz, şimdiye dek 3'ü televizyon 5'i gazete ve 2'si haber ajansı olmak üzere toplam 10 ulusal yayın tarafından kayıt altına alınan ancak haberleştirilemeyen bu kitap için soruyor: Bu silüet Hazreti Muhammed (S.A.V) Efendimize ait olabilir mi?

Tuğba Ağacı’ndaki büyük sır:

Sabri AyazBeykoz'da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği yapan bir vatandaş. Kayınpederine armağan edilmiş olan Mehmet Bîcan Efendi'nin 'Muhammediye' adlı eserini inceliyor. Bu sırada 19. sayfada bulunan Tûba Ağacı dikkatini çekiyor. Ağacın resmini gördüğünde etkilenen Sabri Hoca, bunu cep telefonuyla fotoğraflayıp arşivlemek istiyor. Cep telefonundan baktığında ise şimdiye dek hiç farketmediği bir silüeti, dalların arasında gizlenmiş halde buluyor. Bu sırada ise okuduğu Muhammediye'nin 435. sayfasında yazan bir beyit aklına geliyor:

"Bu tetkikin fezasında koram bir haymeyi ben de

İçinde arz edem bir yüz ki, gözler görmedi asla..."

Araştırmalarını sürdüren Sabri AyazMehmet Bîcan Hazretleri ile ilgili ayrıntılı bilgiler edinmeye başlıyor. Bîcan'ın Muhammediye adlı eserinin Gelibolu'da bulunduğu ve Mehmet Bîcan'ın da 'yatır' olarak yine Gelibolu'da olduğu bilgisine ulaşıyor. Gelibolu'ya giderek, yetkililerle görüşmeler yapıyor. Bu sırada ise yine Gelibolu'nun resmi internet sitesinde şu ifade dikkatini çekiyor:

"Ehl-i sünnet itikadının içerisinde bulunmanın yanı sıra eserde samimi bir sevgi ve bağlılıkla çizilen Peygamber portresi de Türk milletinin zihnindeki Hz. Peygamber imajı ve gönlündeki Hz. Peygamber sevgisiyle paralellik arz etmektedir."

Cep telefonuyla keşfettiği silüetin, belirli bir açı ve uzaklıktan bakıldığında çıplak gözle de görülebildiğini farkeden Sabri Ayaz, bunun Yüce Peygamber Hazreti Muhammed'e ait olup olamayacağını sorguluyor. Bunun için Ankara'ya gidiyor. Devlet arşivlerinden eserin orijinalini istiyor ve inceliyor. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Ayaz, elindeki taş baskının, Sultan Abdülmecid Han dönemi onaylı olduğunu dile getiriyor ve eserde bulunanTûba Ağacı'ndaki silüeti, resmi yetkililere göstererek, sorularına yanıt arıyor. Görüştüğü hemen herkes ağaç dalları arasında beliren insan yüzünü görebildiğini söylüyor ancak konuyla ilgili detaylı bir bilgilerinin olmadığını savunuyor. Öte yandan Hicri 1271 ve miladi 1855 tarihli taş baskının önsözünde şunlar yazıyor:

“Osmanlı toprağı olan Pazarcık Nebi Kuyusu Köyü’nde Hacı Osman ağa’nın zevcesi Rukiye Hatun asıl malından vakfeylemiştir. Kim bunu değiştirirse Allah duyar, işiten ve bilendir. Tarih: Hicri 1271”

Mehmet Bîcan Efendi'nin Muhammediye adlı eserinin taş baskılarını da araştıran Sabri Ayaz, eserden dünya üzerinde 105 adet olduğu bilgisine ulaşıyor. Bu konuda 2 yıl boyuncaKaradenizGelibolu ve İç Anadolu'da geziler yapan Ayaz, diğer bulabildiği eserlerde deTûba Ağacı resmini ve içerisinde gizlenmiş silüeti araştırıyor. Bu çabaları sonunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Sabri Ayaz, kendi eserinde olduğu gibi ağaç dalları arasında duran bir insan yüzünün görülebildiği kendisinden başka sadece tek bir nüsha daha olduğunu keşfediyor. Zengin bir kütüphaneye sahip olan diğer nüshanın sahibi Sabri Bey'in silüeti göstermesi sonrası gözlerine inanamıyor ve hemen oturarak su istiyor.

Muhammediye adlı eserde bulunan silüeti, ülkede dini konularda bilgi sahibi olmasıyla nam salmış pek çok kişiye gösteren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Sabri Ayaz, bu konuda yeterli ve tatmin edici bir yanıta ulaşamıyor. Ancak Hazreti Muhammed (S.A.V) için naat niteliği taşıyan kitabın son derece önemli bir kitap olduğunu ve Osmanlı zamanındaKur'an-ı Kerîm ve hadislerden sonra üçüncü sırada geldiğini anlıyor. Elindeki eseri toplam 10ulusal yayın yapan televizyon, gazete ve haber ajansıyla paylaşan Sabri Ayaz, bir yandan bu silüeti gösteriyor, öte yandan da sorularına bir yanıt arıyor. Başlangıçta büyük bir iştah ve merakla kayda alan haberciler ise daha sonraları bu konuyu haberleştirmekten kaçınıyor.

Dost Beykoz ise soruyorBöylesi önemli bir keşif niçin haber olmuyor? Mehmet Bîcan Efendi'nin Muhammediye adlı eserinde, Tûba Ağacı üzerinde gözle görülebilen silüet kimi resmediyor? Bu konuyla ilgili derin bilgilere sahip olan din adamları niçin açıklama yapmaktan kaçınıyor? Benzer bir keşif Hıristiyan dünyasında olduğunda tüm dikkatler ona çevrilecekken, neden İslâm Dünyası'nda bu tür keşifler dikkate alınmıyor?

Dost Beykoz soruyorİslamiyet’te en üst manevi noktalara çıkmış bir kişinin, yüreğiHazreti Muhammed (S.A.V) aşkıyla dolu bir kişinin, 7 yılda bitirdiği bir eserinde yer alan bu silüet insan yüzünün aslında Hazreti Muhammed (S.A.V) Efendimize ait olmadığının sorumluluğunu yeryüzündeki hangi Müslüman kabul ediyor?

Ve Dost Beykoz soruyorBir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olan Sabri Ayaz'dan iki yıllık araştırmaları sırasında, yabancı pek çok araştırmacı ve resmi yetkili bilgi talep ederken, elindeki kitap ve silüet ile ilgili İslâm Dünyası yorum yapmaktan neden kaçınıyor?

Not: Haberde kullanılan kitaba ait sayfadaki silüet üzerinde karartma yapılmıştır... 

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haberleri, Kitap, Muhammediye Tarihi, Sabri Ayaz

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un hür gazetesi"